Cankulağıyla Dinleme Nedir?

Biz cankulağıyla dinlemeyi, duyduğumuz kelimelerle yetinmemek, onların ötesinde olanı, hatta söylenmeyenleri de hissetmek; aklımız kadar kalbimizle de dinlemek olarak tanımlıyoruz.

Ama öyle söylendiği kadar kolay değildir cankulağıyla dinlemek; insanın kendi içine yolculuk yapmasını gerektirir, ötekini dinlemeden önce kendini derinlemesine dinleyip kabul etmesini bekler, bu yanıyla zaman alır. Gündelik küçük takıntılardan, sosyal zorunluluklardan uzaklaşıp ‘şimdide’ ve ‘burada’ olmanızı ister.

Gerektirdiği ve yapmakta zorlanabileceğiniz bir başka şey de önyargılarınızın, korkularınızın ve yerleşmiş fikirlerinizin sarsılmasına izin vermenizdir. Ama şunu bilmelisiniz: Onu dinlerseniz, bilgi ve deneyiminizin derinleştiğini göreceksiniz. Kendinizle, başkalarıyla ve doğayla bağ kurma şeklinizi temelden değiştiren aydınlanma ve içgörü anlarına taşındığınıza tanık olacaksınız. O anlara ulaşmak için konfor alanınızın dışına çıkmanız; kendinizle ve ‘öteki’yle herhangi bir hesap gözetmeden ilişki kurmanız yeter.

Cankulağıyla dinleme, kendimizle ve tüm canlı varlıklarla yeniden ‘bir’ olmayı vaat eder bize. Sahici bağlantıları da işte bu ‘bir oluş’ta buluruz.

Neden Cankulağıyla Dinleme?

Biz bireylerin ve toplumların birbirini ve doğayı cankulağıyla dinlemelerinin, dünyanın yüz yüze olduğu devasa sorunların çözümünde önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz.

Birileri konuştuğunda, birilerinin de dinlemesi gerekmez mi! Ama hayır, konuşmaların da içinde olduğu bir dolu gürültüyle dolup taşan bir dünyada, çoğu kişi söylediklerinin duyulmadığını hisseder durur. Çünkü dinlemeyi sıklıkla rahatsız edici buluruz, hatta sıkılırız. Çoğunlukla aklımızdakileri karşımızdakine nasıl aktaracağımızı öğrendiğimiz için cankulağıyla dinlemeyi bilmeyiz.

Oysa emin olun, hepimizin muazzam bir dinleme kapasitesi var; bilinmeyene kendimizi açma cesaretini gösterirsek, ‘öteki’nin kendi içimizde eşit bir şekilde var olmasına izin verirsek, yerleşmiş korkularımızın ne kadar yersiz olduğunu göreceğiz. Daha da önemlisi, kendimizi, birbirimizi ve doğayı özgürleştirmenin yollarını açacağız.

Bir davettir dinlemek. Kendimiz ve dünyayla barışarak dönüşebilmek için bu davete kulak, daha doğrusu cankulağı vermeyi öneriyoruz.

Nasıl Cankulağıyla Dinleriz?

Peki, ne olur kendimizi derinlemesine; birbirimizi gerçekten; doğayı içtenlikle dinlersek?

Dinleyici
Giuseppe Penone

22 Mayıs - 21 Kasım 2021
Venedik Mimarlık Bienali

Daha fazlası

Kulağınızı verin.
Yüreğinize sahip çıkın.

Vuslat Vakfı

Hepimizin biricik ama bir olduğu inancıyla, Vuslat Vakfı sanatçılar, hikaye anlatıcılar ve kanaat önderleriyle birlikte toplumda sahici ilişkilerin oluşması ve gelişmesi için çalışır.

Kendini, karşındakini ve doğayı cankulağıyla dinlemeyi 2030 yılına kadar ilişkilerin olmazsa olmazı haline getirmeyi amaçlar.